Kalanın Şarkısı

Haden Öz

gidiyorsun, git!
bahçemize diktiğimiz fidanları sularım ben
toprağı çapalar, ayrık otlarını ayıklarım
kıvrılıp uyurum toprağın koynunda
gün ağarmadan kalkar dua ederim

göğe
doğan güne
dağlara
ormana
ve toprağa
bütün çocuklarına
yerin
denizin
ve göğün.

müzik dinlerim belki
eleni’den gramma kai grafi’yi
minoo javan’da ağlarım
vivaldi’nin dört mevsim’inde uzun bir yolculuğa çıkarım
bach’ın çello süitleri eşliğinde bir ayrılık öyküsü yazarım
belki.

insan kaç kez yaşlanır biliyor musun?
hayır bir değil
ben ilk kez, annem öldüğünde yaşlandım
dilim kilitlendi, konuşamadım
kalbime kör bir bıçakla bir çentik attım
her ayrılıkta üstüne bir ekledim
ve işte ağardı saçlarım

gidiyorsun, git!
tenimdeki kokunu
ruhuma bıraktığın izleri
sana yazdığım şiirleri
söylediğimiz şarkıları, izlediğimiz filmleri
okuduğumuz kitapları
yaşarken sarhoş olduğumuz anları
ve günü
ve geceyi
ve düşlerimizi
götürebilir misin?