Bir Sözün Kırıntısından Düştüm

Dilek Özkan

giderken göğü de aldın sırtına
beni bu zamanın kirli soysuz ellerine bıraktın
“hak edilmiş hüzünlerimiz olacak mı bizim de
hak edilmiş hüzünlerimiz
hak edilmiş”

ya hak edilmiş aşklarımız
hak edilmiş sevgilerimiz
yırtık bir eylül’ün ortasında
sokakta boylu boyunca uzanan gölgem
saçlarım yüzüm
korkunç yaralarım bileklerim sonra küllerim

dolapta bardaklar intihar ediyor
çayın deminde efkarlı bir hüzün
dökülüyor nevresimin çiçekleri
dinamitler patlıyor yatakta

boşlukta kökleşen bir sözün kırıntısından düştüm
affedişlerim diyorum affedişlerim
bütün gözyaşlarımı merhametleri saldım çayıra
oturdum hoyrat kederlerin gamlı göğsüne
öldürdüm sevişirken o çıplak meleği
kuru bir teselliyi üstüme örttüm