Dört Kuartet Çevirisinde İntihal

Yekta M. Çeliker


Çeviri hakkında konuşmak, çeviriden daha kolay bir iş midir, emin değilim. Hele Tim Parks’ın “Sahiden, asıl metni bilmiyorsanız çevirinin niteliğine dair (olumlu olumsuz) hiçbir iddialı beyanda bulunmamak daha iyi olur.” sözünü düşününce çevirinin niteliği ve karşılaştırması konusunda insanın eli iyice bağlanıyor.¹

Onun düşüncesinden devam edersek bu durumda yapılan yorum çevirmenin metni aktardığı dili bilip bilmediğinin incelenmesinden öteye bir anlam ifade etmez. Neyse ki bu yazıda çevirinin niteliğini değil, aynı metnin farklı zamanlarda yapılan çevirilerindeki intihal sorununa bakacağım. Buna bakarken yeniden çevirinin “dil içi çeviri” olup olmadığı tartışmasından da uzak kalmak istedim.
Yine konu çeviri olunca intihal sorunu da telif metinlerdeki intihalden farklı olarak karmaşıktır çünkü kaynak metindeki bir ifadenin aktarılan dilde farklı şekillerde söyleme seçeneği belli bir süre sonra tükenecektir. Ama her şeye rağmen, “metnin okur sayısı kadar okumasının yapılabileceğine” inanan Borges’e güvenen biri olarak çeviriler arasında söylem farkını korumak bence mümkündür, eğer birebir bir çeviri olmamışsa. Kaldı ki birebir çevirinin, yoruma dayalı çeviriden daha zor olduğunu göz önünde bulundursak bu ihtimalin daha düşük olduğunu söyleyebiliriz.

İntihal

Türk Dil Kurumunun güncel sözlüğünde “aşırma”nın karşılığı olarak, yani “Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek.” diye verilen “intihal” kelimesi, Türk Edebiyatı Ansiklopedisi’nde “Eserin tamamını veya bir kısmını alma” olarak tanımlanmış.(Aktaran, Gürses.)²
T. S. Eliot‘ın pek çok kez Türkçeye çevirilen Çorak Ülke‘sini ve diğer şiirlerini incelerken büyük bir benzerlikle karşılaştım. Bahsi geçen eser, çevirisi Samet Köse tarafından yapılıp Everest Yayınları etiketiyle yayınlanan metin.³ Köse’nin intihal yaptığını düşündüğüm kaynak çeviriyse Suphi Aytimur‘a ait.⁴ Hatta iki ayrı isim aynı çevirmen mi acaba diye bakamadan da edemedim. Çünkü yapılan çeviriyi, İngilizce bilmeyen biri bile sadece ilk çeviriyi okuyarak farklı sözcüklerle ve sözcelerin yerini değiştirerek “çevirebilir” şiiri.
Yazıda bahsi geçen intihalin en yoğun yapıldığı şiirse şüphesiz Dört Kuartet. Diğer şiirlerde hem farkların olması hem de çeviri ve çeviri bilim konusunda uzman olmamamdan kaynaklı bu yazıda incelenmedi. Ancak bu yazıya konu olan çevirilerdeki aynılık(evet, benzerlik değil) ilk defa kitap okuyan bir kişi tarafından da pekâlâ fark edilecek boyutta.
Yazıyı somut bir zemine taşımak için öncelikle çevirisi Suphi Aytimur tarafından yapılan Burnt Norton şiirine bakalım. Şiir şöyle başlar:

Şimdiki zaman ve geçmiş zaman
Belki birliktedir gelecek zamanda
Ve gel-zamanı kapsar geçmiş zaman
Zamanların hepsi ölümsüzce varsa
Zamanların hiçbiri kurtarılamaz
Ne olabilirdi, bir soyutlamadır ki
Sürekli bir olanak hâlinde kalır
Bir varsayım dünyasında ancak.

Samet Köse tarafından yapılan çeviriyse şöyledir. Bu çeviriye bakıldığında ikisi arasında bir duvarın yer almadığı açıkça görülmekte.

Şimdiki zaman ve geçmiş zaman
Belki birliktedir gelecek zamanda
Ve gelecek zamanı kapsar geçmiş zaman
Zamanların hepsi sonsuza dek varsa
Zamanların hiçbiri telafi edilemez.
Ne olabilirdi, bir soyutlamadır ki
Sürekli bir olasılık hâlinde kalır
Bir varsayım dünyasında yalnız.

Yine adı geçen şiirin ikinci bölümden bir parça alıyorum. Üstelik bu parça parmağımı rastgele koyduğum yerden alındı. Suphi Aytimur’un çevirisi şöyledir:

II.

Yürürüz yürüyen ağaç üzre
Yazılı yaprakların ışığında
Ve sırılsıklam toprakta duyarız
Aşağıda, avköpeğiyle yabandomuzu
Eskisi gibi kendi yollarında
Ama barışmışlar yıldızlar arasında.

Aşağıdaysa Samet Köse tarafından yapılan çevirinin aynı parçası yer alıyor. Fark edileceği üzere ilk çeviriden değişik olarak sadece bir sözcük kullanılmış. Bir de yazım yanlışı yapılan iki sözcükteki yanlışlar giderilmiş.

Yürürüz yürüyen ağaç üzre
Biçimli yaprakların ışığında
Ve sırılsıklam toprakta duyarız
Aşağıda, av köpeğiyle yaban domuzu
Eskisi gibi kendi yollarında
Ama barışmışlar yıldızlar arasında.

Yine aynı şiirin IV. parçasını Aytimur’un çevirisiyle aşağıya alıyorum.

IV

Zaman ve çanlar günü gömdüler,
Kara bulutlar güneşi alıp götürür. Günebakan döner mi bize; yabanasması
Dönüp eğilir mi bize; filiz ve bahar
Tutunup da dolanır mı?

Soğuk
Parmakları porsukağacının bükülüp Sarksın mı bize? Yalıçapkınının kanadı
Ses edip ışıktan ışığa susunca, ışık hep
Durağan noktasındadır dönen dünyanın.

Samet Köse ise şöyle çevirmiş aynı kısmı.

Zaman ve çanlar gömdüler günü
Kara bulutlar alıp götürür güneşi.
Döner mi bize günebakan; yabanasması
Dönüp eğilir mi bize; filizler ve yapraklı dallar
Tutunup da dolanır mı?

Soğuk
Parmakları porsukağacının bükülüp Sarksın mı bize? Yalıçapkını kuşunun kanadı
Ses edip ışıktan ışığa susunca, ışık hep
Durağan noktasındadır dönen dünyanın.

Her ne kadar farklı görünse de Köse’nin bu parça çevirisinde, aslında cümle düzeyinde tamlamaların ve öğelerin yerini değiştirmekten başka bir değişiklik yapmadığı aşikardır. Bu düzeydeki bir değişiklik, metin düzeltilirken okunuşun daha akıcı olması ya da tamlamaların daha vurucu olması için gereken düzeltmeden daha fazlası olduğunu söylemek zor.

Şimdi de ikinci şiir olan Little Gidding çevirisinden bir parça alalım. Aşağıda Aytimur’a ait çeviri yer alıyor.

Karakışta bahar kendine özgü mevsimdir
Günbatımında donuklaşsa da sonsuzdur,
Zamanda asılı, kutupla dönence arasında.
Kısa gün ışıl ışıl olunca, ayaz ve ateşle,
İvecen güneş buzu tutuşturur gölcük ve hendeklerde,
Sıcaklığın yüreği olan rüzgârsız ayazda,
Yansıtarak suyumsu bir aynada
Bir ışıltıyı, körlüktür bu öğle saatinde.

Şimdi de aynı parçanın Samet Köse çevirisine bakalım.

Karakışta bahar kendine özgü mevsimdir
Günbatımında donuklaşsa da sonsuzdur,
Zamanda asılıdır, kutupla dönence arasında.
Kısa gün ışıl ışıl olunca, dondurucu soğuk ve ateşle,
İvecen güneş buzu tutuşturur gölcük ve hendeklerde,
Yüreğin sıcaklığı olan rüzgârsız ayazda,
Yansıtarak suyumsu bir aynada
Bir ışıltıyı, körlüktür bu erken öğle saatinde.

Samet Köse’nin Kuartetlarındaki intihal durumu genel olarak böyle olduğu için daha fazla örnek verme ihtiyacı duymadım. Aksi durumda yazı gereksiz uzamış olurdu.

Kaynakça

¹ http://cevbir.org.tr/genel/ceviri-elestirisi-tim-parksla-soylesi (son erişim tarihi: 21.05.2021)

² Sabri Gürses, https://ceviribilim.com/2007/03/21/ikinci-dil-cevirisi-olarak-intihal/ (son erişim tarihi: 21.05.2021)

³ T.S. Eliot, Bütün Şiirleri
(1909-1962), Çev: Samet Köse, Everest Yayınları, 2018.

⁴ T. S. Eliot, Çorak Ülke, Dört Kuartet ve Başka Şiirler, Çev: Suphi Aytimur, Adam Yayıncılık, İstanbul, 1990.