Şairlerle kısa kısa: Veysi Erdoğan

Poetopyaya girişte “Merhaba” yerine her şair bir dizesini söylüyor. Hangi dizenizi “Merhaba” yerine kullanmak istersiniz?

çünkü benimle yürüyen gecikmiş bir kimseyim”

İlk şiirinizi kaç yaşındayken yazdınız? Ne hissetmiştiniz?

Ortaokul ikinci sınıftaydım. Güneşli bir gündü, temmuzdu sanırım. Evimizin damına serilmiş kilimlerden birine yüz üstü uzanmış bir vaziyette ilk şiirimi yazmıştım. O gün ne hissettiğimi hiç hatırlamıyorum.

İlk şiiriniz (yani yayımlanmış) nerede ve ne zaman yayımlandı? Ne hissettiniz?

Üniversitedeyken Tigris adında bir dergide yayımlandı, 2001’de.

Sadece bir şiiriniz gelecek nesillere kalsa, hangisi olsun isterdiniz?

Kendine Gecikmiş

Hangi şairin size şiir yazmasını isterdiniz?

İmkansız olsa da Ahmet Haşim.

Şiir okumak mı, şiir yazmak mı sizi daha çok heyecanlandırır?

Şiir yazmak elbette. Gerçi şiir okumayı da pek sevdiğim söylenemez. Beni şiire götüren, ona eğilmemi sağlayan şey; şiir dışındaki okumalarım genellikle. Oralardan besleniyorum.

Duyduğunuz, okuduğunuz ilk andan itibaren zihninize çakılı kalan bir dize var mı?

Birhan Keskin’in “Sabahın karşısında konuşmak ne zor!” dizesi.

Şiir şairinden bağımsız düşünülebilir mi?

Düşünülemez, diyalektiğe aykırı bu.

İnsanlık tarihinden şiiri çıkarsak geriye ne kalır?

Yine şiir.

Keşke hiç yazmamış olsaydım dediğiniz bir şiiriniz var mı?

Yok, olmadı.

Yüz yıl sonra da okunacak, dediğiniz şairler var mı?

Bunu öngörmek çok zor. Her şey o kadar hızla değişiyor ki ne desem yanlış olur.

Pandemide şiir yanınızda mıydı, size sığınak, mevzi oldu mu, yoksa hiçbir faydası olmadı mı?

Pandemi başladıktan birkaç ay sonra kitabım çıktı. Ama ben çok öncesinden şiiri dosyamı bitirmiştim zaten. Yeni bir şey de yazamadım.