Şairlerle kısa kısa: Devrim Horlu

Poetopyaya girişte “Merhaba” yerine her şair bir dizesini söylüyor. Hangi dizenizi “Merhaba” yerine kullanmak istersiniz?

“Herkes en az iki dil biliyor ne mutlu

Herkes birkaç insan, birkaç cennet, birkaç ömür

Bense hep yarım ağız konuşuyorum

Dilim pek dönmüyor, hem utanıyorum

Bir ömrüm daha olsa sıkılırım diye düşünüyorum”

İlk şiirinizi kaç yaşındayken yazdınız? Ne hissetmiştiniz?

On altı yaşımdayken Gölgeler Çürürken kitabındaki bir şiiri yazmıştım. Bu sefer becerdim galiba demiştim kendi kendime. İyi hissettiğimi hatırlıyorum.

İlk şiiriniz (yani yayımlanan) nerede ve ne zaman yayımlandı? Ne hissettiniz?

Üniversite döneminde, 2006 yılı olması lazım. Okulda çıkan bir fanzinde yayımlanmıştı. Keyifli bir süreçti.

Sadece bir şiiriniz gelecek nesillere kalsa, hangisi olsun isterdiniz?

El İşi isimli şiirim en kısa, en sevdiğim şiirlerimden biri. O olabilir.

Hangi şairin size şiir yazmasını isterdiniz?

Benim için şiir yazılmasını istemezdim.

Şiir okumak mı, şiir yazmak mı sizi daha çok heyecanlandırır?

Şiir yazmak.

Duyduğunuz, okuduğunuz ilk andan itibaren zihninize çakılı kalan bir dize var mı?

Nâzım Hikmet’in “Ölmek için yaşamak değil, yaşamak için ölmek” dizesi.

Şiir şairinden bağımsız düşünülebilir mi?

Ben öyle yapmayı tercih ediyorum.

İnsanlık tarihinden şiiri çıkarsak geriye ne kalır?

Zaten berbat bir insanlık tarihi var. Biraz daha berbat olurdu herhalde. Ne kalırdı bilmiyorum ama zaten kimse insanlık tarihi dendiğinde şiiri ve şiirle ilgili şeyleri düşünmüyor.

Keşke hiç yazmamış olsaydım dediğiniz bir şiiriniz var mı?

Çok var. Üstelik berbat bulduklarım da var aralarında çok sevdiklerim de.

Yüz yıl sonra da okunacak, dediğiniz şairler var mı?

Çok az.

Pandemide şiir yanınızda mıydı, size sığınak, mevzi oldu mu, yoksa hiçbir faydası olmadı mı?

Şiiri yanımda olan, sığınacağım ya da fayda sağlayacağım bir şey gibi görmüyorum. Bir edebi üretim sadece. Daha fazlası değil.