aynalı süpürge

nalan çelik

dünyanın kapısına çeyizim çiçekli şiir
şiir elbisem
ağacını arayan kiraz kuşu

hep genç kız
on üç numaralı daire kapısına asılmış
saçlarımın aynalı süpürgesi

anne uğursuzluk diye diye
geçmiş savaş kapılarının birinde
patates artıklarını yalayan çocuğun boyalı yüzü
sardığım gazete saçlarımı

zincirlenmiş
sarma
bağlama
atkuyruğu
yüzüksüz dikiş parmağı
kesme
kesme
saçlarımı kesme
ben keserim
el ve ayak tutsaklığında

süpürge tohumu ekmeli
ekmek karnesini kaybederse güngör gençay
evden eve tekmelenirse yine açlığı
saçlarım çerkes belimi özlemiş kara saçlarım
harb-i umuminin
süpürge tohumu yiyen çocukluğuna orhan kemal’in

oğlumun “oynayan defter” leri
bir başa bir sona
çevir çevir
salise salise
savaşa acıktırılırken dünya
sınırlar masalara servis edilirken sıcak sıcak
sağa sağa en sağa istiflenip
peçeteyle bilenirken bıçaklar
bıyıklar silinirken ceket koluyla

ben yine giydim şiir elbisemi
kanatlarım