Şairlerle kısa kısa: Fadıl Öztürk

Poetopyaya girişte “Merhaba” yerine her şair bir dizesini söylüyor. Hangi dizenizi “Merhaba” yerine kullanmak istersiniz? 

“Kırmızıyım sana”.

İlk şiirinizi kaç yaşındayken yazdınız? Ne hissetmiştiniz?

27 yaşında yazdım. Kendimi başka bir biçimde ifade etme yolu olduğu için iyi hissettim.

İlk şiiriniz nerede ve ne zaman yayımlandı? Ne hissettiniz?

Tarihini tam olarak hatırlamıyorum ama Yeni Şiir dergisinde yayımlandı.

Sadece bir şiiriniz gelecek nesillere kalsa, hangisi olsun isterdiniz?

Buna ben karar veremem, şiir kendi yolunu açar.

Hangi şairin size şiir yazmasını isterdiniz? 

Kimseyi öyle bir zahmete sokmayı istemem.

Şiir okumak mı, şiir yazmak mı sizi daha çok heyecanlandırır? 

Elbette şiir yazmak. 

Duyduğunuz, okuduğunuz ilk andan itibaren zihninize çakılı kalan bir dize var mı? 

Elbette benden önceki şairlerin dizeleri içinde beni çokça etkileyenler olmuştur, ama birini öne çıkarıp diğerlerini geriye itmek istemem.  

Şiir şairinden bağımsız düşünülebilir mi? 

Asla ve mümkün değildir.

İnsanlık tarihinden şiiri çıkarsak geriye ne kalır?

Düzyazı kalır.

Keşke hiç yazmamış olsaydım dediğiniz bir şiiriniz var mı?

Hiçbir şiirime bu muameleyi yapmayı hak görmedim. Zaten her şiir benden bağımsız kendince yol alır.

Yüz yıl sonra da okunacak, dediğiniz şairler var mı?

Şiir insanın kendini ifade biçimi olarak var olduğu sürece elbette yüzlerce yıl sonra okunacak şairler de olacaktır.

Pandemide şiir yanınızda mıydı, size sığınak, mevzi oldu mu, yoksa hiçbir faydası olmadı mı?

Şiir yazanın durumuna göre ona yakınlaşıp uzaklaşan bir şey değildir. O savaşta da, barışta da, dünyayı kırıp geçiren salgınlarda da yazanla beraber dolaşarak, acı çeker, sevinç duyar, sabaha kadar onunla beraber sokaklarda dolaşır…