Şairlerle kısa kısa: Suna Aras

Poetopya’ya girişte “Merhaba” yerine her şair bir dizesini söylüyor. Hangi dizenizi “Merhaba” yerine kullanmak istersiniz?

Umut yer çekimidir / Yaşamla bağıdır ömrün/ Dünyada kalmanın bahanesidir.

İlk şiirinizi kaç yaşındayken yazdınız? Ne hissetmiştiniz?

16 yaşındayken yazmıştım. Başka şairlerin şiirleriyle karşılaştırıp, galiba bu işi becerebileceğim diye sevinmiştim.

İlk şiiriniz (yani yayımlanan) nerede ve ne zaman yayımlandı?
Ne hissettiniz?

Sanat Olayı dergisinde yayımlandı. Çok heyecanlandığımı hatırlıyorum.

Sadece bir şiiriniz gelecek nesillere kalsa, hangisi olsun isterdiniz?

Bırakalım buna nesiller ve zaman karar versin. Bu anlamda bana söz düşmez.

Hangi şairin size şiir yazmasını isterdiniz?

Bilmem, hiç düşünmemişim bunu.

Şiir okumak mı, şiir yazmak mı sizi daha çok heyecanlandırır?

Yazmak okumaktan daha baskın bir heyecandır. Yazdığın şiirin bittiğini hissettiğiniz andaki heyecan çok daha farklıdır. Benim yüreğimle birlikte ellerim de titrer.

Duyduğunuz, okuduğunuz ilk andan itibaren zihninize çakılı kalan bir dize var mı?

Şu an bilemedim ama Nazım Hikmet Ran’ın “Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında/ ne sen bunun farkındasın/ Ne de polis farkında” dizelerini sık hatırlarım.

Şiir şairinden bağımsız düşünülebilir mi?

Şiir neyse şairi de odur, ya da şair neyse şiiri de odur diyeceğim varsa da, bazen şairiyle uyuşmayan ya da şiiriyle ayrı düşen şairlere de rastlamak mümkündür.

İnsanlık tarihinden şiiri çıkarsak geriye ne kalır?

Şarkısız, türküsüz, müziksiz, renksiz, kupkuru bir çöl kalır.

Keşke hiç yazmamış olsaydım dediğiniz bir şiiriniz var mı?

Böyle bir pişmanlık bu şiir, o şiir diye olmasa da, şiirin sürekliliği böyle bir duygu karmaşasından gelir zaten.
Biraz daha iyisi diye bir bakarsınız ömrünüz şiirle, şiir uğruna geçip gitmiş. Şiir işte! “Emeği mürvetsiz gelinim benim”.

Yüz yıl sonra da okunacak, dediğiniz şairler var mı?

Bilemeyeceğimiz, yüzleşemeyeceğimiz bir konu hakkında söz söylemeyi doğru bulmuyorum.

Pandemide şiir yanınızda mıydı, size sığınak, mevzi oldu mu, yoksa hiçbir faydası olmadı mı?

Doğrusu, benim hayatım son yıllarda hep “Pandemi” dönemi gibi geçtiği için, zaman açısından çok fazla bir şey hissetmedim.
Ama bütün dünyada insanlık bir durum yaşıyor ve siz ister istemez bir belirsizliğin içine giriyorsunuz.
Psikolojik olarak her şeye farklı bakmaya ( Okuma, yazma ve ilişkiler gibi) elinizdekine daha sıkı sarılmaya başlıyorsunuz.
Sanki son günlerinizi yaşıyormuşsunuz gibi söylenmeyeni söyleme, yaşanmayanı yaşama telaşı sarıyor sizi.
Bu duygu, şiire daha çok yoğunlaşmamı sağladı diyebilirim.