Şairlerle kısa kısa: Dursun Özden

Poetopya’ya girişte “Merhaba” yerine her şair bir dizesini söylüyor. Hangi dizenizi “Merhaba” yerine kullanmak istersiniz?

“imdat!.. yangın var!.. sonumuz yakın
kavrulan o ağaçların ve hayvanların dili
dini, evi, vatanı yok ve her yerde yangın
can havli-ömür tek nefes-derken merhaba
bin çiçekli dağın kızıl çığlığı-derken elveda.”

İlk şiirinizi kaç yaşındayken yazdınız? Ne hissetmiştiniz?

İlk şiirimi 18 yaşında yazmıştım ve dergide yayımlanınca, kendime gelmiştim…

İlk şiiriniz (yani yayımlanan) nerede ve ne zaman yayımlandı? Ne hissettiniz?

İlk şiirim (Yayla Düşü), Kurtuluş Dergisi’nde yayımlandı (1970). Niğde Lisesi edebiyat öğretmenim Orhan Culfa, okul etkinliğinde okuttu. Kimya dersinden sözlü sınavda, şiir okuyarak yüksek not almıştım.

Sadece bir şiiriniz gelecek nesillere kalsa, hangisi olsun isterdiniz?

Buna okurlar karar vermeli. Şiirlerime esin kaynağı olan, gittiğim 99 ülkede içimi acıtan, kanatan ve tatlı tebessüm etmeme neden olan kişi, olay ve doğa harikası küçük şeyler, aniden şiirime giriverirler. Her kitabım, kendi zaman diliminde anlamlı ve güzel.

Hangi şairin size şiir yazmasını isterdiniz?

Herhangi bir şairin hakkımda şiir yazmasını pek düşünmedim. Ama gölgemi takip eden herhangi bir okurum olabilir.

Şiir okumak mı, şiir yazmak mı sizi daha çok heyecanlandırır?

Elbette yazmak. Ama yazmanın ön sancısı beni çok heyecanlandırıyor.

Duyduğunuz, okuduğunuz ilk andan itibaren zihninize çakılı kalan bir dize var mı?

Şemsi Belli’nin “Anayaso” şiiri. 1968’de okumuştum, hâlâ ezberimde.

Şiir şairinden bağımsız düşünülebilir mi?

Hayır. Şiir, şairin dizelerdeki sessiz çığlığı ve görselidir. İçsel yansımasıdır.

İnsanlık tarihinden şiiri çıkarsak geriye ne kalır?

Zamanımızdan 5 bin yıl önce yazılan, Sümerli öğretmen şair Ludingirra’nın şiiri bir yana, sözlü edebiyatın ürünü olan; Şaman zikir ve dans ritimlerindeki sözsüz çığlık, doğanın kendi şiiri, destan, mani, ağıt, ninni, kına gecesi türküleri, koçaklama, sevi ve tutku şiirlerini çıkarırsanız yaşamdan, geriye “kart-postal” ayak sesleri kalır.

Keşke hiç yazmamış olsaydım dediğiniz bir şiiriniz var mı?

Keşke demedim ama okuduktan sonra, düzeltme gereksinimi duyduğum şiirlerim var.

Yüz yıl sonra da okunacak, dediğiniz şairler var mı?

Şiir, doğru yatağında ilerlerse, yaşam ve tarihin zaman eleği, çok acımasız ve adaletlidir. Bu nedenle iyi ve güzel olan şiirler ve şairler, sonsuz ve zamansız hep yaşar diye düşünüyorum.

Pandemide şiir yanınızda mıydı, size sığınak, mevzi oldu mu, yoksa hiçbir faydası olmadı mı?

Korona virüsü nedeniyle; ablamı, eniştemi, bazı akraba ve arkadaşlarımı kaybettim. Bu mikro düşman, dünyayı sardı ve sevdiklerimizin bazılarını aldı götürdü. Ben de bu dönemde birkaç şiir yazmak gereksinimi duydum.