Yazgı

Tuğba Bozkurt

İçini bir açıyorsun kırmızı
Ne gelir elden
Mavi de olabilirdi sarı da
Ama sen seçemezsin bunu
Bu bir yazgı meselesi
Bu bir doğma, bu bir gelme, bu bir gitme meselesi
Bu sebeple bilemezsin başkasının içini
Kendi kırmızınla savaşırken kuytularda
Belki ıskalarsın derin ve ıssız renkleri

İçine bir bakıyorsun kırmızı
Ne gelir elden
Yeşil de olabilirdi beyaz da
Sakin bir orman bulabilirdin toprağında
Gündüze benzeyen aydınlık geceler bulabilirdin
Oysa bir savaş yeri gövden
Acı ve soğuk bir kırmızı
Bak ellerini, gözlerini sardı
Bakma ardına kapa gözlerini
Çok korkuyorum ses verin deme
Çok yalnızım diye boşluğa ses etme
Savaş meydanından geç usulca
Adımlarını sağlamlaştır toprağın kucağında
Cesur ol bir anka kuşunun sessiz türküsüne şahit olur gibi
Tut kalbini bin yıllık yolu bir gecede yürür gibi

İçini bir açıyorsun kırmızı
Ne gelir elden
Bir akarsuyun boyuna eskittiği bir kaya
Ve kendisinin de dökülüşü az ilerde bir okyanusa
Bilmediklerimiz kefesi hep ağır gelirken terazinin
Sökülen kumaşlarını dikemezken kederlerin
Kaybolurken rüyaların mavi ormanında
Ses verirken tanımadığımız ve sevme şansını hiç bulmadığımız insanlara
İçimiz solarken,
içimiz akarken,
içimiz taşarken
Yalnızlığın duvarlarına çarpan bir serçe kuşu olurken kalbimiz
Korkmuş ve küçük ve yaralı koca bir dünya karşısında
İçini bir açıyorsun kırmızı
Şimdi söyle, ne gelir elden.