Şairlerle kısa kısa: Pınar Çakmaklı

Poetopya’ya girişte “Merhaba” yerine her şair bir dizesini söylüyor. Hangi dizenizi “Merhaba” yerine kullanmak istersiniz?

En nihayetinde lades kemiğini Allah’la bölüştüm
Hangi tutkal bakire sayabilir verilen andı

İlk şiirinizi kaç yaşındayken yazdınız? Ne hissetmiştiniz?

Yedi yaşındaydım. Birinci sınıftayım. Öğretmenimiz 23 Nisan için bir dörtlük bulmamızı ve kendisinin onayladığı takdirde de aynı şiiri bayramda okutabileceğini söyledi. Evin okula giden ilk çocuğu olarak bayram hakkında şiir bulabilmem imkânsızdı. Evde ders kitaplarımdan başka kitap yoktu. Anneme ve babama derdimi anlatabileceğime inanmadığımdan oturdum bir dörtlük ben yazdım. Türkçe kitaplarında adı sıkça geçen bir şair vardı altına da onun adını yazdım. Adını söylemem doğru olur mu bilemiyorum. Rakım Çalapala.  Ertesi gün onaydan geçti şiir ve bayramda kendi yazdığım şiiri okudum. Ne hissettiğime gelince bunu kestiremiyorum şu an. Sanırım bir şiirle sınıfa girebilmiş hatta şiir okuyabilmiş olmama çok sevinmiş olmam lazım. O gün o duygulanımı önemseyemedim. Çünkü ne öğretmenim ne de annem anlamıştı durumu. Eve gelince “O şiiri ben yazdım anne.” dedim. “Tamam.” dedi.

İlk şiiriniz (yani yayımlanan) nerede ve ne zaman yayımlandı? Ne hissettiniz?

Yazdığım şiir ve öyküleri yayınlatmak uzun yıllar sonra aklıma gelen bir şeydi. İlk şiirim bu yüzden Lirik Dergisinde yayınlandı.

Sadece bir şiiriniz gelecek nesillere kalsa, hangisi olsun isterdiniz?

Erken bir karar olur buna cevap vermek.

 Hangi şairin size şiir yazmasını isterdiniz?

Oruç Aruoba. Anladığımda çok geç olacak şeyler yazmasını isterdim.

Şiir okumak mı, şiir yazmak mı sizi daha çok heyecanlandırır?

Yazmak, başlı başına ayrı bir heyecan belki ama şiir okumanın verdiği hazzı henüz yazmaktan alabilmiş değilim.

Duyduğunuz, okuduğunuz ilk andan itibaren zihninize çakılı kalan bir dize var mı?

Var. Fakat bu yayınlanmamış şiirin dizlerini burada anmak için şairin kendisinden izin almam gerekebilir.

Şiir şairinden bağımsız düşünülebilir mi?

Düşünülebilir. Yazan kişi yazarken her an kendisinden bir şeyler vermek yerine olmak istediği kişiyi tasvir ediyor olabilir. Ya da asla olamayacağını bildiği olmak istemediği kişiye de büründürebilir kelimelerini. Yine de günün sonunda açık etmek isteyecektir kendisini. Kesin bir cevabı yok bunun.

İnsanlık tarihinden şiiri çıkarsak geriye ne kalır?

Turgut Uyar, ”Şiir olmasaydı, İlhan Berk onu icat ederdi.” demiş ya hani ne güzel demiş. Onu icat etmemiz gerekecekti. Aksi takdirde bütün anlamların yerini ne alabilirdi? Yerine bir şey bulamıyorum.

Keşke hiç yazmamış olsaydım dediğiniz bir şiiriniz var mı?

Henüz olmadı. Olmaz herhalde.

Yüz yıl sonra da okunacak, dediğiniz şairler var mı?

Muhakkak olacaktır. Sonuçtan ne kadar mutlu olurdum görseydim bilemiyorum. Ama olacaktır elbette.

 Pandemide şiir yanınızda mıydı, size sığınak, mevzi oldu mu, yoksa hiçbir faydası olmadı mı?

Söylemlerim hoş karşılanmayabilir fakat bir dönemin durmuş olmasından mutluydum. Belki köyde yaşam sürdüğümden olabilir. Evet, daha çok okudum ve yazdım. Kitaplar her daim sığınak görevi görüyor zaten yoksa savunmasız kalmak demek bu. Pandemiyi yönetebilmek hükümetin işiydi şiirin değil.