Şairlerle kısa kısa: Ceren Avşar

Poetopya’ya girişte “Merhaba” yerine her şair bir dizesini söylüyor. Hangi dizenizi “Merhaba” yerine kullanmak istersiniz?

Yaşamak isteği her şeyin üstünde bende
Bir ölmek isteğinin üstünde değil

İlk şiirinizi kaç yaşındayken yazdınız? Ne hissetmiştiniz?

8 – 9 yaşlarında yazmaya başladım ama o zamanlar 90’larda olmamızın etkisiyle sanırım şarkı sözü yazıyordum. Hem yazıyor hem söylüyordum. Çok küçüktüm ve bu bir oyundu benim için. Kokulu defterler vardı o yıllarda onlara yazıyordum sözleri. Kendi kendime çok eğlendiğimi iyi hatırlıyorum.

İlk şiiriniz (yani yayımlanan) nerede ve ne zaman yayımlandı? Ne hissettiniz?

Şiirlerimi yayımlanması için göndermek çok geç cesaret edebildiğim bir şey. 2021’de Yükleniyor Fanzin’de yayımlandı ilk şiirim. Yüzerken bir anlık kaygı yaşanır ya hani, bir an çok mu açıldım acaba diye düşünür insan, tam olarak böyle hissetmiştim.

Sadece bir şiiriniz gelecek nesillere kalsa, hangisi olsun isterdiniz?

Henüz öyle bir şiir yazdığımı düşünmüyorum, bir gün ‘bu şiirim gelecek nesillere kalır’ diye düşünür müyüm emin de değilim.

Hangi şairin size şiir yazmasını isterdiniz?

Keşke Sappho’nun bana şiir yazması mümkün olsaydı, keşke şu dizeleri bana yazmış olsaydı:

“Denizcilerdir, diyor, yeryüzünde
göze en güzel görünen şey; bense
kişi kimi seviyorsa, diyorum odur
en güzel.”

Şiir okumak mı, şiir yazmak mı sizi daha çok heyecanlandırır?

Yazdığım şiire ya da okuduğum şiire göre değişiyor bu. Ama şiir okumadığım dönemlerde yazamıyorum da. Okurken duyduğum heyecan hemen yazmalıyım heyecanına dönüşüyor.

Duyduğunuz, okuduğunuz ilk andan itibaren zihninize çakılı kalan bir dize var mı?

Evet var, Edip Cansever’in Tragedyalar IV’ünde geçen bir dize bu. “Bir acıyla… daha hiç denenmemiş.” Şöyle geliyor Edip Cansever bu dizeye:

STEPAN

Elini verir misin, elini?
Benim anladığımca sen
Bir başına yüceltmek istiyorsun kendini
Bu böyle olunca da, o zaman
Şaşırma bir gün mutluluk yerine
Daha hiç denenmemiş bir acıyla karşılaşırsan.

LUSİN

Bir acıyla… daha hiç denenmemiş!

Şiir şairinden bağımsız düşünülebilir mi?

Günümüzde şiiri şairinden bağımsız düşünmemiz çok mümkün gelmiyor sosyal medya sebebiyle. Ama bazen şairini tanımadan bir şiiri okumanın heyecanını özlüyorum.

İnsanlık tarihinden şiiri çıkarsak geriye ne kalır?

İnsanlık kalmaz salt tarih kalır.

Keşke hiç yazmamış olsaydım dediğiniz bir şiiriniz var mı?

Obsesif’i toksik maskülinite üzerine çok okuma yaptığım ve düşündüğüm, buna maruz kaldığım bir dönemde yazdım. Keşke toksik maskülinite olmasaydı ve keşke benim Obsesif’i yazmam gerekmeseydi.

Yüz yıl sonra da okunacak, dediğiniz şairler var mı?

Günümüz şairleri için bir öngörüm yok ama zamanın sınavından geçmiş, onlarca yıldır okuduğumuz şairlerin okunmaya devam edeceğine inanıyorum.

Pandemide şiir yanınızda mıydı, size sığınak, mevzi oldu mu, yoksa hiçbir faydası olmadı mı?

Ben Tesadüfi Tezahürler’e pandemi sürecinde başladım ve kitabı bu süreçte bitirdim. Pandemi özellikle kitabı yazdığım dönemde izolasyon demekti benim için. Oturup bütün hayatımı gözden geçirdiğim bir zaman dilimi. Baktım elimde avucumda ne var ne yok. Sonra da anlattım. Pandeminin bu anlatıya sebebiyet verdiğini unutmadan, pandemiyi de işin içine katarak anlattım. Bir döneme tanıklık ettik, hâlâ ediyoruz. Şiir bu tanıklığın dışa vurumu oldu.