Özgün Enver Bulut

Daha önce birçok yazımda belirtmiştim. Türkiye Yazıları Dergisi benim için edebi anlamda bir okuldur. Şiiri tanımamda, bilmemde, sadece şiiri değil, edebiyatı izlememde bana kılavuzluk etmiştir. Türkiye Yazıları’nın her sayısında farklı bir yazarın, şairin, çizerin kendi yaşam öykülerini yazdıkları, Kendileri diye bir bölüm vardı ve oldukça ilgiyle okunuyordu bu anlatımları. Hasan İzzettin Dinamo, Tahsin Saraç, Edip Cansever, Mehmed Kemal, Yaşar Kemal, Hasan Hüseyin, Turhan Selçuk gibi dönemin isimlerinin kaleminden, onların yaşam öykülerini öğrenmek ilginçti. Bu isimlerden biri de Gülten Akın’dı.

filiz zibek

bizim çıkmaz sokağımızda kimsecikler olmaz
ölümüzü kendi başımıza yıkar, kendi başımıza gömeriz
sabahları ağrıyan dişlerimizle uyanırız
sıktığımız yumruklarımızla
ne bileklerimizi keseriz ne de silahlar dayarız şakağımıza
sözlerin içine gizlediğimiz acı
acıtmasın diye üzeri hep karalanmış durur
çok üzülmenin karşılığı yok ki sözlüklerde
yine de naif anlamlar çıkarır birileri
mahvımızla ters iliklediğimiz düğmelerimizden…